''EĞİTİM''HER MESELEYİ ÇÖZER DE!

İsa ÇOLAKER
İçinden çıkamadığımız her meseleyi, eğitimin çözeceğini düşünürüz.
Eklenme Tarihi : 07.10.2016Bu Yazı 6745 kez Okundu
İçinden çıkamadığımız her meseleyi, eğitimin çözeceğini düşünürüz. Biraz da doğrudur. Eğitimin bu kadar öne çıkarılması, biz eğitimcileri dahi şaşırtan bir hale dönüşmüştür. Artık bir “eğitim” meselemiz vardır. Gerçekten eğitim, her meseleyi çözen efsunkar bir kelime midir? Bunun böyle olmadığını eğitimin içinden gelen biri olarak biliyorum. Eğitim tek başına fetiş bir kelime değildir. Efsunkar hâl alması tamamen ideolojiktir. Yani devletin bekası için araçsallaştırılan bir eğitim alanından söz edebiliriz. Hâl böyle olunca da eğitim tek başına çözüm aracı olmaktan çıkmaktadır.
Toplumun eğitim seviyesi arttıkça, meselelerimizi çözeceğimizi düşünürdük. Oysa bunun böyle olmadığını ve bir şeylerin iyi gitmediğini ortaysa çıkan olaylardan anlıyoruz. Türkiye'nin eğitim kapasitesi ve imkanları arttıkça, sosyal çöküntüye bağlı suç oranları hızla artmaktadır. Özel ve resmi üniversite sayısı nerdeyse yüz elliye yaklaştı. Yüzlerce özel ve resmi lise hizmete devam etmekte, mezun öğrenci sayısı Almanya'ya ya yaklaşmıştır  ama, suç işleme oranları da paralel artmaktadır. Buna mukabil, yüksek eğitim alanların suç oranları adi suçluların iki katına yaklaşmıştır. Suçların profesyonelliği de artmış, insanımız envai çeşit suç işler hale gelmiştir.
Boşanmada, pornografide, cinayette, dolandırıcılıkta, trafik suçlarında, uyuşturucuda başı çeken eğitim grubu, yüksek öğrenim guruplarıdır. Sanırım yanlış giden bir şeyler var. Eğitim seviyesi yükseldikçe, insanımızın sahtekarlıkları artmaktadır! Oysa ilişki tam tersi olmalıydı. Cahillerin ve adi suçluların daha çok suç işlemesi ve yüksek kalitesizlik oranlarına sahip olması gerekirdi. Niye böyle gelişiyor? Nerede hata yaptık? Osmanlıda ulema takımı ve tahsilli kesim daha az suç işlermiş! Dünyada da yüksek eğitimli insanlar daha az suç işliyor. Biz de iyi gitmeyen nedir? Bu soruyu kendime sorduğum zaman, değişik ortam ve durumların suça itmede etken olduğunu görüyorum.
Kadına şiddet de bile suç listesinin başında olan eğitimli insan profilimizin, irfan ve vicdan eğitiminin iyi olmadığını düşünüyorum. Genç kızımızı katleden Gariboğlu soyadlı gencimiz bile, yedi dil bilen biriydi! İnsanlarını katleden Esed, Hitler, Abdullah Öcalan iyi eğitim görmüş caniler olarak tarihe geçmiş kişiliklerdir. Demek ki, sadece “ eğitim “ meseleyi anlamamıza yardım etmiyor. Eğitim her meseleyi çözer de, onun içini iyi doldurmak gerekir. Suffe ashabı gibi bir eğitim ordusu neferi yetiştirmek için, önce bireyden ve kendimizden başlamalıyız. Eğitim sistemimiz, işin ruh tarafını ihmal etmiştir. Birey yetiştireceğim derken, yalnız ve test-tost tipi bencil nesiller yetiştirir hale geldik.
Eti ve tavuğu terbiye eden Türk milleti, köpeği ve atı yetiştiren ecdad, her şeyi ideal insan yetiştirmek ve irfanı olan bir toplum için yapmış ve başarmıştır da. Eğitilmiş ama terbiye edilememiş bir güruhla karşı karşıyayız.  Eğitim sorunumuzu  çözer. Nasıl bir eğitim derseniz? İrfanı hür, vicdanı hür, imanlı bir eğitimci nesli işi çözer. Memur zihniyetli ve kendini düşünen bencil eğitimci tipiyle mesele , “eğitim meselesi “olarak devam eder. Rab kelimesi terbiye anlamına gelir. Eğitim meselesi terbiye meselesi olduğu için, Rabbanî bir meseledir de. Eğitimin terbiye tarafı aksamaktadır. Yiyen içen ama terbiye eğitiminden geçmeyen bir nesil yetiştiriyoruz. Her şeyin terbiye edildiği bir çağda, insanını terbiye edemeyen bir eğitim modeli yaşayabilir mi? Akşama kadar doğruyum, çalışkanım numaraları çekin, gerçek bambaşka!
İnsanımızın kalitesi ve kumaşıyla ilgilenilmediği için, garip bir öğrenci tipi de ortaya çıkmıştır. Bencil, hodbin, vefasız, çıkarcı bir insan ve talebe tipiyle karşı karşıyayız. Bir grubun, örgütün, cemaatin ya da partinin adamı olan ama devletinin ve milletinin adamı olamayan bir nesil yetiştiriyoruz. Yani kolektif akıl ortadan kalkmıştır. Sefer emri için cipi istenen tahsilli bir yurttaş; devlet kendi cipini bulsun, bana ne diyorsa, diğerkamlık ve vefa da ortadan kalkmıştır. Bu insanları eğitim sistemimiz yetiştirmedi mi? Hem de nasıl yetiştirdi! Belki de Galatasaray Lisesi'nde okudu?
Eğitim her meseleyi çözer de, hangi eğitim ve nasıl eğitim sorularına çare aramamız gerekir. Gençlerimizi insani boyutu yüksek bir eğitimle, kalpleri ve gönülleri  dolduracak şekilde yetiştirmenin yollarını aramalıyız. Özgür ve vicdanlı bireyler yetiştirmek için, öncelikle değerlerini savunan ve bilen nesilleri yetiştirmeliyiz. Bu arayışı sürdürürken, Mehmet Akif Ersoy merhumun şu veciz dizelerini de unutmamalıyız: “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. / Hangi çılgın bana zincir vuracakmış, şaşarım!” Hürriyetinin değerini bilen insan, eğitilmiş ve özgürlüğün tadını almış nesiller yetiştirir.
Bu dileklerle kalın sağlıcakla.

0

Mutlu

0

Mutsuz

0

Şaşkın

0

Ağlayan

0

Kızgın

0

Bayıldım
YORUMLAR
Yorum Yaz Sesini Duyur
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.

Aşağıdaki Bilgilendirmeyi Anladım ve kabul ediyorum:
IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Web Sayfamız sorumlu tutulamaz.
Yorum Kaydediliyor...
  • nazım erol
    09.10.2016
    (0)
    (0)
    irfani..ahlaki ve bunların kaynağı olan islami temel verilmeyince insani hiç bir değer teknik yenililiklerle ..beton binalar ile verilemez..inşallah sizler gibi değerli hocalarımız bu esası devlütlülere kabul ettirir.kaleminize bereket.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

© 2012-2019 - Giresun News

Tasarım ve Kodlama